GENEL ÇOCUK SAĞLIĞI

ÇOCUK ONKOLOJİSİ

MUAYENEHANEMİZ

Çocuk Onkolojisi
İnsanlarda sırt omurgası omurlar, omurilik ve beyin-omurilik sıvısından oluşur. Omurlar birleşerek enseden kuyruk sokumuna kadar omurganın iskeletini oluşturan küçük kemiklerdir.
Kemik iliği omurgalar, kalça kemikleri, kafa kemikleri, kol ve bacakların uzun kemiklerinin iç kısmında bulunan yumuşak bir doku olup kanımızda bulunan trombositler, akyuvarlar (lökositler) ve alyuvarlar kemik iliğinde üretilirler.
Dünyada her yıl 200 bin’den fazla yeni çocukluk çağı kanseri olgusu görülmektedir. Ülkemizde de her yıl yaklaşık 2500-3000 çocuğa kanser tanısı konulmaktadır. Gelişmiş ülkelerde kanserli çocuklarda tam şifa oranları %80’lere ulaşmış olup ülkemizde bu oran %60’ın üzerindedir.
Nöroblastom çoğunlukla karın içinde böbreküstü bezlerinden ya da omurganın her iki yanındaki sinir düğümlerinden köken alan bir kanserdir. Nöroblastom çocukluk çağının en sık görülen kanserlerinden birisi olup çocukluk çağı kanserleri içinde sıklık %8-10’dir.
Çocukluk çağı kanserlerinin tedavi süresince ve sonrasında görülen ağız içi ağız içi yaralar ve tahrişler (mukozit) tedavi yaklaşımlarının ana amaçları ağzın temiz tutulması, ağız içi ıslaklığın korunması ile yeterli beslenme ve sıvı alımının sağlanması yanında ağrı kontrolüdür.
Kanser tedavisi verilen hastalarda geç yan etkiler yaşa, uygulanan tedavi yöntemleri ve etki altında kalan doku ve organlara göre farklılıklar gösterir. Günümüzde gelişmiş ülkelerde çocukluk çağı kanserlerinden iyileşme oranları %80’lere ulaşmıştır.
Lenf bezleri veya bezeleri tüm insanlarda doğumdan itibaren tüm vücudumuzda mevcut olan ve bağışıklık sistemimiz için hayati öneme sahip yapılardır. Lenf bezleri dışarıdan fark edilen veya ele gelebilen boyun, koltuk altı, kasık gibi yerler dışında karın boşluğu ve göğüs boşluğu gibi görülemeyecek yerlerde de yoğun olarak bulunurlar.
Retinoblastom çocukluk çağının en sık görülen göz içi tümörüdür. Retinoblastom görme sinirlerinin olduğu gözün iç tabakasından (retina) gelişir ve genellikle göz küresinin içine doğru büyür. Hastalara tanı ortalama olarak 2 yaş civarında konur.
Hemanjiomlar bebeklik çağının en sık görülen iyi huylu damarsal tümörleri olup damarların endotel denilen iç çeper hücrelerinde hızlı hücre çoğalması tipik özellikleridir. Hemanjiyomlar yenidoğan bebeklerin %1-3’ü ve 1 yaşına kadar bebeklerin kadarında görülür.
Genel olarak yaşamın ilk 15 yılı içinde bir çocukta kanser gelişmesi için risk 1/600 ila 1/1000 arasında değişir. Çevresel risk faktörleri çocukluk çağı kanserlerinin çok az kısmından sorumludur. Anne veya babadan çocuğa geçen veya ilk kez çocukta ortaya çıkan, kromozomlarda veya genlerde meydana gelen bazı genetik hatalar/bozukluklar ‘kalıtsal’ (herediter) olarak tanımlanır.
Kanser tanısı konulan çocuklar hastalık seyri boyunca değişik derecelerde ağrı ile karşılaşırlar. Kanserli hastalarda ağrıya hastalığın kendisi neden olabileceği gibi tanısal girişimler, cerrahi, kemoterapi (ilaç tedavileri) veya radyoterapi (ışın tedavisi) gibi tedavi yaklaşımları da sorumlu olabilir. Çocukların ağrıyı algılamaları çeşitli açılardan erişkinlerden farklıdır.
Çocukluk çağında görülen kanserlerin nedenleri, türleri, seyirleri, tedavi yaklaşımları ve iyileşme oranları erişkinlerde görülen kanserlerden çok farklıdır. Erişkinlerde görülen kanserlerin çoğu çocuklarda ya hiç görülmez, ya da çok nadirdir.
Kanser tanısı düşünülen çocukların tanı konulması veya tedavi amacıyla ameliyat edilmeleri gerekebilir.Tanı konulması amacıyla ameliyatla biyopsi alınması gerekebileceği gibi ameliyat ana tümörün tümünün ya da bir kısmının çıkarılması için de gerekebilir.

PROF. DR. BİLGEHAN YALÇIN

PROF. DR. BİLGEHAN YALÇIN

1966’da Şenkaya-Erzurum’da doğdum. İlkokul’u İzmit’te, Lise’yi İstanbul Kadıköy Anadolu Lisesi’nde okudum. 1984’te Hacettepe Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi’ne girdim, 1990’da mezun oldum.

DEVAMINI OKUYUN

PROF. DR. BİLGEHAN YALÇIN YANITLIYOR

Sorularınızı Gönderin.