GENEL ÇOCUK SAĞLIĞI

ÇOCUK ONKOLOJİSİ

MUAYENEHANEMİZ

Ağrıya Yaklaşım

HAZIRLAYAN

Prof.Dr. Bilgehan Yalçın

bilgehanyalcin@yahoo.com

(İzinsiz alıntı yapılamaz)

 

Kanser tanısı konulan çocuklar hastalık seyri boyunca değişik derecelerde ağrı ile karşılaşırlar. Kanserli hastalarda ağrıya hastalığın kendisi neden olabileceği gibi tanısal girişimler, cerrahi, kemoterapi (ilaç tedavileri) veya radyoterapi (ışın tedavisi) gibi tedavi yaklaşımları da sorumlu olabilir. Çocukların ağrıyı algılamaları çeşitli açılardan erişkinlerden farklıdır. Erişkinlerin aksine kanserli çocuklarda ağrıya daha çok girişimler ve tedaviler neden olur. Tedaviye devam edildiği süreçte tümöre bağlı olmaktan çok çeşitli girişimler ve tedavi uygulamalarına bağlı ağrılar öne çıkar.

Kanserli hastada ağrının yeri, süresi, şiddeti, niteliği, yansıması, rahatlatan veya artıran etkenler yanında ilaç veya başka rahatlatıcı yöntem kullanılıp kullanılmadığı önemlidir. Kansere bağlı ağrı en sık olarak kemik yapılarda görülür. Lösemide olduğu gibi yaygın olarak görülebileceği gibi sadece kanserin sıçradığı (metastaz yaptığı) veya etkilediği yerlerde de hissedilebilir.

Beyin veya vücudun çeşitli yerlerindeki sinir yapılarının basıya uğraması sonucunda artmış kafa içi basınç baş ağrısına neden olurken boyun, sırt veya belde sinirlere bası olması ağrılara neden olabilir. Karın içi organlar ya da yapılar da tıkanma veya sıkışma sonucunda ağrıya neden olabilirler.

Teşhis dönemi ve izleyen tedavi ve kontrollerde yapılan çeşitli işlemlere bağlı ağrı birçok çocuk için hastalığın en korkulan tarafıdır. Bu tür ağrılar kan alınırken veya damar yolu açılırken hissedilen hafif ağrıdan kemik iliği (Kemik iliği aspirasyonu) veya lomber ponksiyon yapılırken hissedilen şiddetli ağrıya kadar değişik derecelerdedir.

Çocukluk çağında ağrıya neden olabilecek asıl hastalık ile ilişkisiz kulak iltihabı, boğaz enfeksiyonları, karın ağrısı gibi çok çeşitli nedenler de akılda olmalıdır.

Analjezik ilaçların mümkünse öncelikle ağız yoluyla kullanılması ve hastanın rahatladığı düzeyin, yani hastanın görüşünün dikkate alınması temel kurallardır. Analjezik dozlarına körü körüne bağlı kalınmaması, her bir hastanın gereksinimi ve olası istenmeyen etkilerin dikkate alınması gerekir. Dünya Sağlık Örgütü analjezik merdiveni kanserli hastaların gereksinimi ve isteğini dikkate alarak hafif ağrı için basit analjeziklerden şiddetli ağrı için narkotik analjeziklere kadar değişen basamaklı bir yaklaşım önerir.

Analjezik ilaçlar, opioid olmayanlar (Opidoid= morfin ve benzeri), zayıf opioidler ve güçlü opioidler olarak ayrılır. Opioidler (Morfin ve benzerleri) ağız yoluyla, damar yoluyla veya cilt altına verilebilir. Çoğu hastada ağız yolu ilk tercih edilen olup kolay uygulanması ve ucuzluğu avantajıdır. Opioid içeren, deriye ince flaster şeklinde yapıştırılabilen ve değişik dozlarda ilaç salınımına olanak sağlayan oldukça etkili uygulamalar mevcut olup bunlar çocuklarda da etkin olarak kullanılabilmektedir.

Hasta kontrollü analjezi (Patient controlled analgesia=PCA) genellikle bilgisayar kontrollü bir cihaz ile hastanın (büyük çocukların) gereksinim duydukça küçük dozlarda kendisine ilaç vermesine olanak sağlayan bir sistem olup büyük çocuklarda özellikle ağız içindeki mukozitin neden olduğu ağrının kontrolünde ve ameliyat sonrası ağrının kontrolünde çok etkilidir.

Kanserli çocuklardaki ağrıyı dindirmede günümüzde en geçerli yaklaşım ağrının bireysel değerlendirilmesi ve tedavilerin ağrının şiddetine göre ayarlanmasını esas alır. Bu şekilde ağrının başarı ile kontrolü mümkün olur.

Burada opioid ilaçlar ve diğer ilaçların ayrıntılarından bahsedilmeyecek olup vurgulanması gereken kanserli hastalarda ağrının mutlaka dindirilmesi ve hastanın rahatlatılmasının yaşam kalitesi açısından çok önemli olduğudur. Bu nedenle uzman doktorların denetiminde ve önerileri doğrultusunda her bir hastanın bireysel olarak değerlendirilmesi ve o hasta için etkili olan ağrı dindirici ilaçlar ve yöntemlerin uygulanması gerekir. Ülkemizde bu amaca yönelik ilaçların reçete edilerek temininde sorun bulunmamaktadır. 

PROF. DR. BİLGEHAN YALÇIN

PROF. DR. BİLGEHAN YALÇIN

1966’da Şenkaya-Erzurum’da doğdum. İlkokul’u İzmit’te, Lise’yi İstanbul Kadıköy Anadolu Lisesi’nde okudum. 1984’te Hacettepe Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi’ne girdim, 1990’da mezun oldum.

DEVAMINI OKUYUN

PROF. DR. BİLGEHAN YALÇIN YANITLIYOR

Sorularınızı Gönderin.